ev ve iş yerlerimizdeki zararlı böceklerle mücadele ve kontrol hizmetlerine ilaçlama denmektedir oysaki ilaçlama kelimesi geniş kapsaplı olup yapılan bu işi anlatmamaktadır.
ilaçlama yerine profesyonel firmalar haşere kontrol servisi denmesini tercih etmekte ve son günllerde kurulan firmalar bu dikkat etmekltedir.
ilaçlama servisi olarak hizmet veren ilaçlama servisleri artık haşere konterol servi olarak hizmet veriyorlar
9 Ocak 2008 Çarşamba
5 Ocak 2008 Cumartesi
ilaçlama ve korsan ilaçlama

Ev ve iş yerlerimizde gördüğümüz hamam böceği (kalorifer böceği, kara fatma tahtakurusu, karınca, akrep, fare, pire gibi haşerelerden kurtulmak için ilk aklımıza gelen apartman girişlerinde gördüğümüz BÖCEK İLAÇLAMA kartları olmaktadır
Bu kartlara güvenerek evimize aldığımız ilaçlamacıların kim olduğu bu konuda yetkili ve bilgili olup olmadığı konusunda aslında hiçbir fikrimiz yoktur.
Zaten çoğu bilinçsiz ve tarım ilaçları ile evlerimizde tehlike saçan bu kişiler. Müşterinin kendisinden memnun kalmayacağını bildikleri için bir sonraki dağıttıkları kartlarda başka bir firma havası vererek sanki tekrar ilaçlama için çağırılmalarını sağlamaktadır.
Ne yazıkkki İl sağlık müdürlükleride bu insanları bulup cezalandırmakta zorlanmaktadır. Zira bu kişilerin belli bir iş yerleri zaten yoktur.
Bir telefon bir pompa ve mısır çarşısından en ucuz ve tehlikeli tarım ilaçları ile hayatımızla oynamaktadırlar
EVİNİZE İLAÇLAMA YAPTIRACAKSANIZ DİKKAT EDİNİZ
3 Ocak 2008 Perşembe
ilaçlama istanbul
istanbulda ilaçlama servisleri hızlı bir şekilde yaz aylarında her tarafta böcek ilaçlama adıyla kapılara kart dağıtarak tehlike saçmaktadır.
bilinçsiz ve amatör kişilerin yaptığı bu ilaçlama hizmetleri
bilinçsiz ve amatör kişilerin yaptığı bu ilaçlama hizmetleri
KENELER VE PİRELER
KENELER VE PİRELER
Enfeksiyon hastalığının taşıyıcısı olarak keneler KÖPEKLER için ciddi tehlike oluşturmaktadır
Köpeklerin en çok dolaşmayı sevdikleri açık alanlarda daha çok gözlenir.
Nisan ayında başlar Ekime ayına kadar çalılıklarda,otlar üzerinde serbestçe yaşar,kan emebilecekleri bir noktada kanca benzeri ısırma organelleri ile deriyi delerek gömülürler.Dişi kene,salyasındaki özel bir yapışkan madde sayesinde kan emdiği noktaya kendini güçlü bir biçimde kilitler.Bu sayede ortalama bir hafta süren kan emme öğünü boyunca konakçının kendisini uzaklaştırmasına meydan vermez.
Kenelerin Yol Açtığı Zararlar:
Tek bir kene ısırığı dahi köpeklere hatta insanlara viral ve bakteriyel hastalıkları bulaştırabilir.
1) Lokal İrritasyon: Konakçının derisine gömülen ağız organeli yangısal reaksiyonlara yol açar.Burada daha sonra bakteriyel enfeksiyonlar da gelişebilir.Kene gömülü olduğu yerden tam olarak çıkartılamaz ve deri içinde bir kısım ağız organelleri kalırsa bu durumda daha ciddi ve yaygın bir yangı meydana gelir.
2)Kenelerden Kaynaklanan Hastalıklar :
a)Borreliosis (Lyme hastalığı): Keneler tarafından bulaştırılan bu hastalığın etkeni Borrelia adlı bir mikroorganizmadır.Hastalık 1975'de önce insanlarda ve 1980'lerin ortalarında evcil hayvanlarda teşhis edilmiştir.Almanya'da kenelerin 10% oranında Borrelia ile enfeste olduğu,bu oranın bazı bölgelerde 20% 'ye kadar çıktığı bildirilmiştir. Hastalık etkeni bakteriler kenenin bağırsakları ve salya bezlerine yerleşir ve kan emme sırasında konakçıya bulaşır.Lyme hastalığının klinik semptomları çeşitlilik gösterir.İnsanlarda ısırık noktasında 1-3 hafta sonra gelişen derideki kızarıklığa ateş ve lenf yumurtalarının şişmesi ile seyreden grip benzeri semptomlar eşlik eder.Birkaç hafta veya ay sonra vücudun etkilenen yerlerinde ağrılı nevritis ve felçler meydana gelebilir.Köpekte belirgin semptomlar başlangıçta çevreye kayıtsızlık ve 40-41C ateş,daha sonra ise topallık,kas eklem ağrısı ver diğer sinirsel bozukluklardır.
b)Babesiosis : Bir kan paraziti olan Babesia,Türkiye'de ve tüm dünyada subtropikal ve tropikal bölgelerde yaygındır.Akdeniz ülkelerindeki yoğun turist trafiği sayesinde hastalık orta ve Kuzey Avrupa ülkelerine de giderek yayılmaktadır.Enfekte keneler sağlıklı konakçıdan kan emdekileri sırada paraziti de naklederler.Parazit enfekte konakçının alyuvarları içinde ikiye bölünerek çoğalır ve alyuvarları parçalar.Babesis fonksiyonunun bulaşmasından 1-3 hafta sonra konakçıda ateş,giderek artan durgunluk,anemi,mukoza ve göz kapaklarında sarılık,dalak şişmesi ve kan işeme meydana gelir.Hastalığın şiddeti konakçının bağışıklık durumu ile yakından ilgilidir.Tavsiye edilen en iyi mücadele yöntemi,vektör kenelerin yok edilmesini amaçlayan,uzun etkili kene ilaçlarının kullanılmasıdır.
3)Kene Felci : Bazı kene türlerinin dişileri,kan emme sırasında belli dönemlerde bir nörotoksin üreterek sinirsel impuls geçişini bozar.Hastalık bulaşan köpeklerin arka bacaklarında ilerleyen bir felç ve nadir vakalarda solunum felcine bağlı ölüm meydana gelir.Kenelerin kısa sürede uzaklaştırılmaları ile semptomlar 24 saat içinde kaybolur. Pire enfetasyonu-büyüyen bir problem: Köpek sahipleri sık sık pire probleminden yakınır ve ilaç kullanmalarına rağmen baş edemediklerini ifade ederler.Bu parazitlerin yoğun enfetasyonu birkaç sebebe bağlıdır. · Pet hayvanları sayısı sürekli olarak artmaktadır. · Parazitler zamanında teşhis edilemezler,bu da sıcak mevsimlerde süratli bir çoğalmaya yol açar. · Kaşınma ve ısırma gibi ilk enfestasyon belirtilerinin sebebi araştırılmaz. Sadece hayvanın üzerindeki pirelere karşı ilaç uygulanır.Parazitin çeşitli gelişme dönemlerini yaşadığı çevre ilaçlaması ihmal edilir. Bu çerçevede pet hayvanlarının ve çevrelerinin yoğun bir parazitasyon meydana gelmesi beklenmeden koruyucu olarak ilaçlanmaları gereklidir.Aksi takdirde mücadele masraflı ve zaman alıcıdır.
Pirelerin verdikleri zararlar:
1)Kan Kaybı:Küçük köpek ırklarında veya yavru hayvanlarda yoğun pire enfeksiyonu şiddetli kan kaybına,anemiye hatta ölüme yol açar.
2) Barsak Parazitlerinin Taşınması:Pireler d.canimum adlı şeridin ara konakçısıdır.Bu şekilde enfekte köpekler dışkıyla çevreye kabak tohumu şeklindeki halkaları yayarlar.Halkalar içerisindeki yumurtalar pire larvaları tarafından yutularak burada larva formu gelişir.Şerit larvasını taşıyan ergin pire çiğneyerek yutulursa,larvalar gelişmelerini tamamlayarak konakçının bağırsağında şerit haline dönüşür. Bu bakımdan pire teşhis edilen köpeklere,bu şeritlere karşı koruyucu amaçla etkili bir şerit ilacı uygulamak gereklidir.
3)Pire Enfetasyonuna Bağlı Deri Hastalıkları:Pireler ısırdıkları noktada lokal tahrişe,deri hastalıklarına(pire ısırığı detarmasisi) ve sitemik karakterde alerjik reaksiyonlara (pire alerjisi detarmatisisi) yol açarlar.Isırık detarmasisleri özellikle karında,bacak içlerinde ve kuyruk altında,ısırma ve kaşınmadan kaynaklanan kızarıklık,kabarcık oluşumu ile seyreder. Evcil hayvanlarınızda kene ve pirelerden kaynaklanabilecek problemleri önlemenin en etkin yolu,veteriner hekiminizin tavsiye edeceği güçlü ve uzun etkili antiparaziter ürünleri kullanmaktan geçer. Rahatsız edilmediği sürece bu minnacık korkunç pire,dörtayaklı dostlarımız üzerinde 100 günden daha uzun süre yaşayıp üreyebilir.Bir uzay gemisinden 50 kat daha hızlı bir şekilde hız kazanabilir ve bazıları kendi boylarının 150 katı yükseğe zıplayabilir.Bu bir insanın 3.500 metre yükseğe zıplamasına benzer.Veteriner hekimlerin pireye böyle savaş açmalarına şaşmamak gerekir. Pireler sıcak havalarda ortaya çıkar ama ev içinde yaşayan hayvanlarda ve kapalı mekanlarda tüm yıl boyunca görünebilirler.Pireler kan ile beslenen asalak böceklerdir.Onların üzerinde veya evinizde küçük,karabiber tanelerine benzeyen lekeler görebilirisiniz,minnacık kara lekeler.Bu kara lekelerin pire olup olmadığını anlamanın en kolay yolu,onları ıslak beyaz bir kağıdın üzerine koymaktır.Kızıl ya da kahverengiye dönüşürler ise,başınız pireler ile dertte demektir.Lekeler kanla dolmuş pire dışkıları veya larvalardır. Ama asla pireleri önemsiz bir baş belası olarak görme yanılgısına düşmeyin.Peki pireleri nasıl kontrol altına alabilirsiniz.?Hem dostunuzu hem de yaşadığı yeri ortamı temizlemek gerekir.
ŞAŞIRTICI BİLGELER:
· Dört adet dişi pire,1000 gün süre ile günde kez beslendiğinde 1600 kez ısırır.
· Pirelerin yaşadığı bir evde büyük olasılıkla %95 oranında yumurta ve sadece %5 oranında yetişkin pire bulunur.
· Pire,tropik iklim böceğidir ve dondurucu soğuklarda uzun süre dayanamaz.
· Kış aylarında pireler genellikle tedavi edilmeyen köpekler üzerinde yetişkin halde yaşarlar.
· Larva halindeki pireler etrafa sürünür ve halılara veya ev hayvanlarının üzerinde yaşayan yetişkin pirelerin dışkılarındaki kurumuş kan ile beslenir.
· Dişi pireler;ilk kanlı öğünlerini yedikten 39 ila 48 saat içinde yumurta bırakmaya başlarlar. Bazı pire türleri,aylarca yemek yemeden hayatta kalabilirler.
En başarılı pire kontrolü için her bir durumu özelliğine göre tedavi etmek gerekir.Bazı köpekler,pek çok başka köpek ile aynı evi paylaşır,bazı evlerde kedi ve köpekler bir aradadır,kimi köpek ev içinde kimisi ise dışarıda yaşar.Bu kadar çok farklı ortam olasılığında pire kontrol yöntemlerinin bireysel olarak ele alınması gerekir. İşe etrafı iyice temizleyerek başlayın.Evi tepeden tırnağa elektrik süpürgesi ile temizleyin.,mobilyalar dahil olmak üzere ve elektrik süpürge torbasını dışarıya atın.Evdeki tüm yatakları süpürün ve silin.Tabii onun yatağını da.Dostunuzu her gün fırçalayın ve bir pire tarağı kullanın.Piyasadaki pire ilaçlarında birini seçin,pire tasmaları,şampuanlar,ev içi ve bahçe için spreyler-ve üretici tavsiyelerine de kesinle uyun.Ancak birkaç ürünü bir arada kullanırken toksik reaksiyonların oluşmayacağından emin olun. Avrupa ve Amerika'da pek çok şirket,ev hayvanlarının üzerine konaklayan pire ve kenelerle baş edebilmek için pek çok kişi değişik yöntemler üzerinde çalışmakta.İşleri zor çünkü,ister inanın ister inanmayın dünya da 2000'in üzerinde değişik pire türü bulunmakta.
PİRELERİ YOK EDİN
· Pire mevsimi başlamadan bir ay önce.pire savaş gününüzü tespit edin ve takviminize yazın.
· Sık sık evinizi elektrik süpürgesi ile temizleyin.Zeminde hiçbir santimetrakareyi atlamayın,duvardan duvara halı,parke veya ne olursa olsun,koltukların,masaların,yatakların altını her yeri temizleyin,köpeğinizin gitmediği bölgeler olmasa bile.
· Elektrikli süpürge torbalarını dışarıdaki,kısa süre sonra boşaltıcak bir çöp kutusuna atın.Torba henüz tam dolmadığından onu atmazsanız ya da torbayı evin içindeki bir çöp kutusuna atarsanız,büyük olasılıkla pireler kaçacak veya savaşınızda tek bir muharebeyi kazanmış olacaksınız.
· Bahçenizde bir pire spreyi kullanın.
· Bir pirenin en iyi temizlenmiş eve bile dönebileceğini unutmayın.Onun için her yeri pire spreyleri ile iyice yıkayın.
· Daha serin aylarda da pire savaşına devam edebilirisiniz.Pire mevsimi bittikten bir ay sonra yeniden evinizi temizleyin.Pireler tropik iklim böcekleri oldukları ve soğuk havalara dayanamadıkları halde,sıcak evlerde mutlu bir şekilde üremeye devam edebilirler. Yiyecekleri kapalı kutular veya buzdolabında saklayın.Köpeğiniz yemeğini yedikten sonra kabını yıkayıp kaldırın.Yemek kırıntılarını toplayın ve etraftaki su birikintilerini giderin. Pire Ve Neden Olduğu Hastalıklar
Bilimsel olarak Ctenocephalides olarak adlandırılan pireler, Arthropoda (Eklem bacaklılar) türüne ait kanatsız, zıplayabilen ve kan emen dış parazitler olarak tanımlanabilir.
Biyolojik olarak sınıflandırması yapıldığında,Tür .......ArthropodaSınıf......İnsectisitTakım....Siphonaptera olarak gruplandırılabilen pirelerin dört alt ailesi vardır. Bu aileler şöyle sıralanabilir.
CeratophyllidaeLeptopsyllidaePulicidaePygiopsyllidae
Dünyada bu ailelere bağlı 1900'ün üstünde pire türünün olduğu bilinmektedir. Veteriner hekimlik yönünden önem taşıyan türleri Pulicidae ailesinden, kedilerde yaşayan Ctenocephalides felis ve köpeklerde yaşayan Ctenocephalides canis'tir. Ayrıca tavşanlarda yaşayan Spilopsyllus cuniculi ve rat piresi olarak Xenopsylla cheopis de karşılaşabileceğimiz türlerdendir. (insan piresi olarak bilinen Pulex irritans da bu ailedendir) %99.9 oranında petlerimizde görülen bu küçük, ince ve inanılmaz hızlı hayvanlar 1,5 - 8 mm büyüklüğünde kanatsız, soluk sarı, kırmızımsı kahverengi ve parlak kahverenginde olabilir.
Vücutları yanlardan basık şekilde olan pirelerde boyun yoktur. Baş, gögüs ve karın bölgesinden oluşan gövdenin arka bölümde son karın bölmeleri değişime uğramıştır ve bu bölümde genital organ bulunur. Ağız başın ön bölümündedir ve dudak palpleri ve içinde delici organların bulduğu bir hortumdan oluşur.
Baş bölgesinde, pirelerin birbirinden ayırımını yani tanınmasını sağlayan ve tarak olarak isimlendirilen sert dikenimsi oluşumlar vardır. Kedi ve köpeklerde yaşayan pireler taraklı pireler olmasına karşın rat pireleri ve insan pireleri taraksız pireler grubundadır.
Göğüs bölgesi üç parçadan oluşur ve her bir parçaya bağlı olarak ayaklar yer alır. Çift olarak yerleşmiş bu ayaklardan en arkadaki diğerlerine oranla daha uzundur ve pirenin sıçramasını sağlar.
Kedi pirelerinin (Ctenocephalides felis) baş bölümleri daha uzun ve dardır. Köpek piresinin (Ctenocephalides canis) ise baş kısımı daha yuvarlaktır ve yan tarakların ön dişleri ikinciden daha kısadır. Bu farklılık kedi piresi ile ayırımlarının yapılmasında kolaylık sağlar. Her iki pire türüde insanlardan ve diğer memelilerden kan emebilir. Ancak bu asıl konakçıya ulaşamadıkları ve zorunlu kaldıkları durumlarda olabilir. Aksi durumlarda konakçısını terketmeyi hiç bir zaman tercih etmezler.
Yetişkin bir pirenin yaşam süresi beslenme, yaşam ortamı, sıcaklık ve nem gibi faktörlere bağlı olarak değişebilir. Ayrıca pirenin türüne bağlı olarakta farklılık göstermekle birlikte ortalama ömrü 1 - 2 yıldır. (Sıcaklığın düşük olması yaşam süresini uzatmaktadır)
Pireler tam başkalaşımlı parazitlerdir. Yumurta, larva ve pupa evrelerini geçirdikten sonra erişkin hale gelirler. Erişkin pireler, kıllara ve deriye yapışmadan sürekli kan emerek yaşar. Yumurtalarını da kıllar arasına bırakırlar.
Erişkin bir pire günde ortalama 40 adet yumurta bırakabilir. Oval beyaz renkte, 1 - 3 mm boyunda olan bu yumurtalar konakçı olan memelinin (kedi, köpek gibi) üzerinden yere düşer ve yer çatlaklarına, halı, minder ve koltuk altlarına yerleşirler. Ortamın ısısına bağlı olarak yaklaşık 2 - 12 gün içinde bu yumurtalardan larvalar çıkar. Mekanlarda bulunan pirelerin yaklaşık %57'si larva evresindedir.
Larvalar, beyaz renkte gözsüz, bacaksız 4 - 5 mm uzunluğunda ve tırtıla benzer yapıdadır. Bu larvalar 3 evrede pupaya dönüşür. Bu evrelerin süresi çevre şartlarına bağlı olarak değişim gösterebilir. Yaklaşık 7 - 30 gün olan bu süre, şartlar uygun olmadığında aylarca sürebilir. Larvanın başkalaşımı ve üçüncü aşama sonucunda pupa şekillenir.
Pupa, larvanın kendi etrafına bir koza örmesiyle oluşur. Üzeri toz toprak kaplıdır. Yaklaşık 2 - 3 hafta süren (şartlar uygun değilse daha uzun) bu evrenin sonunda pupa yırtılır ve erişkin pire pupadan çıkar veya pupa birkaç ay hareketsiz kalır ve doğru zamanı bulduğunda erişkin hale geçer.
Pupa geliştikten sonra hemen kozasından çıkmaz. Bunun yerine kendisine ev sahipliği yapacak olan peti beklemeyi tercih eder. Olgun pupa, yaklaşan ev sahibinin titreşimini ve sesini algılayabilir ve doğru zamanın geldiğini hissettiğinde kozasından çıkarak evsahibine yönelir.
Yetişkin pire kendine yer bulduktan sonra hemen kan emmeye başlar. Böylece pirede metabolik değişiklikler de başlar. Barındığı petten ayrılırsa yani beslenemezse bir kaç hafta içinde ölür. Dişi pire ilk kan emişinden sonra 24 - 48 saat içinde yumurta üretmeye başlar ve ölene kadar yumurtlamaya devam eder.
Pireler sulu ortamlarda üreyemezler ancak üremelerine etki eden en önemli faktörlerden birisi de nemdir. Bu nedenle yağmurlu yaz aylarında ve sonbahar aylarında üremeleri daha kolaydır.
Sıcak kanlı hayvanları tercih eden pireler yüksek atlama yetenekleriyle konakçı değiştirebilirler. Ancak maymun ve geyik gibi yuvası olmayan ve sürekli hareketli olan memelileri tercih etmezler. Çünkü yaşam siklusunun büyük bölümünü oluşturan larva ve pupa evrelerini mutlak suretle bir barınakta veya uygun bir mekanda geçirirler. Ayrıca öküz, koyun, keçi, domuz, deve, antilop ve zürafa gibi çift tırnaklılarda pirenin tercih etmediği memelilerdir.
Tüm yaşamını bulunduğu konakçıdan kan emerek sürdüren pirelerin neden olduğu en önemli hastalıklardan biri pire allerjisidir. FAD (Flea Allergic Diseases) olarak bilinen bu hastalığın şekillenmesinde pire yoğunluğu önem taşımakla birlikte allerjinin oluşumunda en önemli faktör pirenin kan emme işlemi sırasında akıttığı salyadır. Bu salyanın yaptığı allerjik reaksiyonun derecesi tüm hayvanlarda aynı değildir. Yani konakçının hassasiyetine bağlı olarak değişik oranlarda allerjik reaksiyona neden olurlar.
Pet sahipleri genellikle pireleri kanıksamıştır ve bu küçük parazitin neden olabileceği hastalıkların petlere verebileceği zararları tahmin edemeyebilir. Oysa petlerin sağlığı yanında insan sağlığını da tehtid eden bir çok zoonoz hastalığın (Lyme gibi) oluşması ve taşınması pireler aracılığıyla olmaktadır. Köpeklerde yaygın olarak görülen Dipylidium caninum parazitinin ara konakçısı pirelerdir ve yayılmasında etkin bir rol oynarlar. Bu parazitin yumurtaları, pire larvaları tarafından alındıktan sonra pirenin pupa ve erişkin halinde gelişir. Enfekte pirenin köpekler tarafından oral yolla alınması ile parazit köpeğe taşınmış olur ve köpeklerin ince bağırsağında aktifleşir. Bu bir siklus olarak devam eder. Pireler ile gerekli mücadele yapılmadığı taktirde bu parazit artan bir hızda yayılmaya devam eder.
Yoğun pire invazyonlarının olduğu durumlarda yaşanabilen bir diğer önemli sorunda anemidir. Pire anemisi olarak tanımlanan hastalığın birincil nedeni yoğun pire saldırısıdır. Tüm yaşamlarını kan emerek geçiren pirelerin fazla sayıda olması özellikle yetersiz beslenen, başka bir hastalığa bağlı olarak güçsüz kalan veya nekahat dönemindeki petlerde ve yaşlı kedi ve köpeklerde ciddi boyutlarda sorunlara hatta anemiye bağlı ölümlere bile neden olabilir.
Pireler tarafından taşınan ve ciddi problemlere neden olan kan parazitleri yine petlerin yaşamını tehtid eden önemli bir sorundur. Pirelerin kan emme sırasındaki salgılarıyla kolaylıkla taşınabilen bu parazitler enfeksiyöz aneminin oluşmasında birincil derecede etkendir. Paraziter nedenlere bağlı olarak şekillenen enfeksiyöz anemi özellikle kedilerde (Feline Enfeksiyöz Anemisi) ciddi sonuçlara neden olmaktadır.
Zoonoz bir hastalık olan Cat Stratch Fever (kedi tırmığı) yine pireler aracılığı ile taşınan bir hastalıktır. Bu hastalığın oluşumunda kediler taşıyıcı rol oynar. Ancak kediler arasında hastalık etkenlerinin taşınmasına ve yayılmasına pireler aracılık eder. Kedilerde sorun yaratmamasına karşın insanlarda enfeksiyonun şekillenmesine neden olan bu hastalıktan korunabilmek ancak pire mücadelesi ile gerçekleşebilir.
Pireler ile mücadelede pek çok değişik yöntem kullanılmaktadır. Bunlar içinde en yaygın olarak kullanılanları pire tasmalarıdır. Ancak sadece erişkin pirelere etki eden bu yöntem yerini, pirelerin yumurta, larva veya pupa evrelerinde de etkin olan preparatlara bırakmaktadır. Bu ilaçlar özellikle pirelerin üreme yeteneklerini yok eden bir etkiye sahip olduklarından daha iyi sonuçlar alınabilmektedir. Bir pirenin yaşam siklusunun çoğunun yumurta, larva ve pupa evrelerinden oluştuğu düşünüldüğünde bu konu daha da önem kazanmaktadır.
Günümüzde pire ile mücadelede oldukça yaygın olarak kullanılan spot-on damlalar böyle bir etkiye sahip olduklarından tercih edilmektedir. Ayrıca petlere direk olarak uygulanabilen ve mekan için kullanılan spreyler, pire tozları, şampuanlar da pireler ile mücadelede hala kullanılan etkin yöntemlerdir.
Sonuç olarak; Pirelerle yapılacak düzenli ve sürekli bir mücadele petinizin ve hatta sizin daha rahat ve güvenli yaşamanızı sağlayacaktır.
Juen Pet Bilgi Portalı
Enfeksiyon hastalığının taşıyıcısı olarak keneler KÖPEKLER için ciddi tehlike oluşturmaktadır
Köpeklerin en çok dolaşmayı sevdikleri açık alanlarda daha çok gözlenir.
Nisan ayında başlar Ekime ayına kadar çalılıklarda,otlar üzerinde serbestçe yaşar,kan emebilecekleri bir noktada kanca benzeri ısırma organelleri ile deriyi delerek gömülürler.Dişi kene,salyasındaki özel bir yapışkan madde sayesinde kan emdiği noktaya kendini güçlü bir biçimde kilitler.Bu sayede ortalama bir hafta süren kan emme öğünü boyunca konakçının kendisini uzaklaştırmasına meydan vermez.
Kenelerin Yol Açtığı Zararlar:
Tek bir kene ısırığı dahi köpeklere hatta insanlara viral ve bakteriyel hastalıkları bulaştırabilir.
1) Lokal İrritasyon: Konakçının derisine gömülen ağız organeli yangısal reaksiyonlara yol açar.Burada daha sonra bakteriyel enfeksiyonlar da gelişebilir.Kene gömülü olduğu yerden tam olarak çıkartılamaz ve deri içinde bir kısım ağız organelleri kalırsa bu durumda daha ciddi ve yaygın bir yangı meydana gelir.
2)Kenelerden Kaynaklanan Hastalıklar :
a)Borreliosis (Lyme hastalığı): Keneler tarafından bulaştırılan bu hastalığın etkeni Borrelia adlı bir mikroorganizmadır.Hastalık 1975'de önce insanlarda ve 1980'lerin ortalarında evcil hayvanlarda teşhis edilmiştir.Almanya'da kenelerin 10% oranında Borrelia ile enfeste olduğu,bu oranın bazı bölgelerde 20% 'ye kadar çıktığı bildirilmiştir. Hastalık etkeni bakteriler kenenin bağırsakları ve salya bezlerine yerleşir ve kan emme sırasında konakçıya bulaşır.Lyme hastalığının klinik semptomları çeşitlilik gösterir.İnsanlarda ısırık noktasında 1-3 hafta sonra gelişen derideki kızarıklığa ateş ve lenf yumurtalarının şişmesi ile seyreden grip benzeri semptomlar eşlik eder.Birkaç hafta veya ay sonra vücudun etkilenen yerlerinde ağrılı nevritis ve felçler meydana gelebilir.Köpekte belirgin semptomlar başlangıçta çevreye kayıtsızlık ve 40-41C ateş,daha sonra ise topallık,kas eklem ağrısı ver diğer sinirsel bozukluklardır.
b)Babesiosis : Bir kan paraziti olan Babesia,Türkiye'de ve tüm dünyada subtropikal ve tropikal bölgelerde yaygındır.Akdeniz ülkelerindeki yoğun turist trafiği sayesinde hastalık orta ve Kuzey Avrupa ülkelerine de giderek yayılmaktadır.Enfekte keneler sağlıklı konakçıdan kan emdekileri sırada paraziti de naklederler.Parazit enfekte konakçının alyuvarları içinde ikiye bölünerek çoğalır ve alyuvarları parçalar.Babesis fonksiyonunun bulaşmasından 1-3 hafta sonra konakçıda ateş,giderek artan durgunluk,anemi,mukoza ve göz kapaklarında sarılık,dalak şişmesi ve kan işeme meydana gelir.Hastalığın şiddeti konakçının bağışıklık durumu ile yakından ilgilidir.Tavsiye edilen en iyi mücadele yöntemi,vektör kenelerin yok edilmesini amaçlayan,uzun etkili kene ilaçlarının kullanılmasıdır.
3)Kene Felci : Bazı kene türlerinin dişileri,kan emme sırasında belli dönemlerde bir nörotoksin üreterek sinirsel impuls geçişini bozar.Hastalık bulaşan köpeklerin arka bacaklarında ilerleyen bir felç ve nadir vakalarda solunum felcine bağlı ölüm meydana gelir.Kenelerin kısa sürede uzaklaştırılmaları ile semptomlar 24 saat içinde kaybolur. Pire enfetasyonu-büyüyen bir problem: Köpek sahipleri sık sık pire probleminden yakınır ve ilaç kullanmalarına rağmen baş edemediklerini ifade ederler.Bu parazitlerin yoğun enfetasyonu birkaç sebebe bağlıdır. · Pet hayvanları sayısı sürekli olarak artmaktadır. · Parazitler zamanında teşhis edilemezler,bu da sıcak mevsimlerde süratli bir çoğalmaya yol açar. · Kaşınma ve ısırma gibi ilk enfestasyon belirtilerinin sebebi araştırılmaz. Sadece hayvanın üzerindeki pirelere karşı ilaç uygulanır.Parazitin çeşitli gelişme dönemlerini yaşadığı çevre ilaçlaması ihmal edilir. Bu çerçevede pet hayvanlarının ve çevrelerinin yoğun bir parazitasyon meydana gelmesi beklenmeden koruyucu olarak ilaçlanmaları gereklidir.Aksi takdirde mücadele masraflı ve zaman alıcıdır.
Pirelerin verdikleri zararlar:
1)Kan Kaybı:Küçük köpek ırklarında veya yavru hayvanlarda yoğun pire enfeksiyonu şiddetli kan kaybına,anemiye hatta ölüme yol açar.
2) Barsak Parazitlerinin Taşınması:Pireler d.canimum adlı şeridin ara konakçısıdır.Bu şekilde enfekte köpekler dışkıyla çevreye kabak tohumu şeklindeki halkaları yayarlar.Halkalar içerisindeki yumurtalar pire larvaları tarafından yutularak burada larva formu gelişir.Şerit larvasını taşıyan ergin pire çiğneyerek yutulursa,larvalar gelişmelerini tamamlayarak konakçının bağırsağında şerit haline dönüşür. Bu bakımdan pire teşhis edilen köpeklere,bu şeritlere karşı koruyucu amaçla etkili bir şerit ilacı uygulamak gereklidir.
3)Pire Enfetasyonuna Bağlı Deri Hastalıkları:Pireler ısırdıkları noktada lokal tahrişe,deri hastalıklarına(pire ısırığı detarmasisi) ve sitemik karakterde alerjik reaksiyonlara (pire alerjisi detarmatisisi) yol açarlar.Isırık detarmasisleri özellikle karında,bacak içlerinde ve kuyruk altında,ısırma ve kaşınmadan kaynaklanan kızarıklık,kabarcık oluşumu ile seyreder. Evcil hayvanlarınızda kene ve pirelerden kaynaklanabilecek problemleri önlemenin en etkin yolu,veteriner hekiminizin tavsiye edeceği güçlü ve uzun etkili antiparaziter ürünleri kullanmaktan geçer. Rahatsız edilmediği sürece bu minnacık korkunç pire,dörtayaklı dostlarımız üzerinde 100 günden daha uzun süre yaşayıp üreyebilir.Bir uzay gemisinden 50 kat daha hızlı bir şekilde hız kazanabilir ve bazıları kendi boylarının 150 katı yükseğe zıplayabilir.Bu bir insanın 3.500 metre yükseğe zıplamasına benzer.Veteriner hekimlerin pireye böyle savaş açmalarına şaşmamak gerekir. Pireler sıcak havalarda ortaya çıkar ama ev içinde yaşayan hayvanlarda ve kapalı mekanlarda tüm yıl boyunca görünebilirler.Pireler kan ile beslenen asalak böceklerdir.Onların üzerinde veya evinizde küçük,karabiber tanelerine benzeyen lekeler görebilirisiniz,minnacık kara lekeler.Bu kara lekelerin pire olup olmadığını anlamanın en kolay yolu,onları ıslak beyaz bir kağıdın üzerine koymaktır.Kızıl ya da kahverengiye dönüşürler ise,başınız pireler ile dertte demektir.Lekeler kanla dolmuş pire dışkıları veya larvalardır. Ama asla pireleri önemsiz bir baş belası olarak görme yanılgısına düşmeyin.Peki pireleri nasıl kontrol altına alabilirsiniz.?Hem dostunuzu hem de yaşadığı yeri ortamı temizlemek gerekir.
ŞAŞIRTICI BİLGELER:
· Dört adet dişi pire,1000 gün süre ile günde kez beslendiğinde 1600 kez ısırır.
· Pirelerin yaşadığı bir evde büyük olasılıkla %95 oranında yumurta ve sadece %5 oranında yetişkin pire bulunur.
· Pire,tropik iklim böceğidir ve dondurucu soğuklarda uzun süre dayanamaz.
· Kış aylarında pireler genellikle tedavi edilmeyen köpekler üzerinde yetişkin halde yaşarlar.
· Larva halindeki pireler etrafa sürünür ve halılara veya ev hayvanlarının üzerinde yaşayan yetişkin pirelerin dışkılarındaki kurumuş kan ile beslenir.
· Dişi pireler;ilk kanlı öğünlerini yedikten 39 ila 48 saat içinde yumurta bırakmaya başlarlar. Bazı pire türleri,aylarca yemek yemeden hayatta kalabilirler.
En başarılı pire kontrolü için her bir durumu özelliğine göre tedavi etmek gerekir.Bazı köpekler,pek çok başka köpek ile aynı evi paylaşır,bazı evlerde kedi ve köpekler bir aradadır,kimi köpek ev içinde kimisi ise dışarıda yaşar.Bu kadar çok farklı ortam olasılığında pire kontrol yöntemlerinin bireysel olarak ele alınması gerekir. İşe etrafı iyice temizleyerek başlayın.Evi tepeden tırnağa elektrik süpürgesi ile temizleyin.,mobilyalar dahil olmak üzere ve elektrik süpürge torbasını dışarıya atın.Evdeki tüm yatakları süpürün ve silin.Tabii onun yatağını da.Dostunuzu her gün fırçalayın ve bir pire tarağı kullanın.Piyasadaki pire ilaçlarında birini seçin,pire tasmaları,şampuanlar,ev içi ve bahçe için spreyler-ve üretici tavsiyelerine de kesinle uyun.Ancak birkaç ürünü bir arada kullanırken toksik reaksiyonların oluşmayacağından emin olun. Avrupa ve Amerika'da pek çok şirket,ev hayvanlarının üzerine konaklayan pire ve kenelerle baş edebilmek için pek çok kişi değişik yöntemler üzerinde çalışmakta.İşleri zor çünkü,ister inanın ister inanmayın dünya da 2000'in üzerinde değişik pire türü bulunmakta.
PİRELERİ YOK EDİN
· Pire mevsimi başlamadan bir ay önce.pire savaş gününüzü tespit edin ve takviminize yazın.
· Sık sık evinizi elektrik süpürgesi ile temizleyin.Zeminde hiçbir santimetrakareyi atlamayın,duvardan duvara halı,parke veya ne olursa olsun,koltukların,masaların,yatakların altını her yeri temizleyin,köpeğinizin gitmediği bölgeler olmasa bile.
· Elektrikli süpürge torbalarını dışarıdaki,kısa süre sonra boşaltıcak bir çöp kutusuna atın.Torba henüz tam dolmadığından onu atmazsanız ya da torbayı evin içindeki bir çöp kutusuna atarsanız,büyük olasılıkla pireler kaçacak veya savaşınızda tek bir muharebeyi kazanmış olacaksınız.
· Bahçenizde bir pire spreyi kullanın.
· Bir pirenin en iyi temizlenmiş eve bile dönebileceğini unutmayın.Onun için her yeri pire spreyleri ile iyice yıkayın.
· Daha serin aylarda da pire savaşına devam edebilirisiniz.Pire mevsimi bittikten bir ay sonra yeniden evinizi temizleyin.Pireler tropik iklim böcekleri oldukları ve soğuk havalara dayanamadıkları halde,sıcak evlerde mutlu bir şekilde üremeye devam edebilirler. Yiyecekleri kapalı kutular veya buzdolabında saklayın.Köpeğiniz yemeğini yedikten sonra kabını yıkayıp kaldırın.Yemek kırıntılarını toplayın ve etraftaki su birikintilerini giderin. Pire Ve Neden Olduğu Hastalıklar
Bilimsel olarak Ctenocephalides olarak adlandırılan pireler, Arthropoda (Eklem bacaklılar) türüne ait kanatsız, zıplayabilen ve kan emen dış parazitler olarak tanımlanabilir.
Biyolojik olarak sınıflandırması yapıldığında,Tür .......ArthropodaSınıf......İnsectisitTakım....Siphonaptera olarak gruplandırılabilen pirelerin dört alt ailesi vardır. Bu aileler şöyle sıralanabilir.
CeratophyllidaeLeptopsyllidaePulicidaePygiopsyllidae
Dünyada bu ailelere bağlı 1900'ün üstünde pire türünün olduğu bilinmektedir. Veteriner hekimlik yönünden önem taşıyan türleri Pulicidae ailesinden, kedilerde yaşayan Ctenocephalides felis ve köpeklerde yaşayan Ctenocephalides canis'tir. Ayrıca tavşanlarda yaşayan Spilopsyllus cuniculi ve rat piresi olarak Xenopsylla cheopis de karşılaşabileceğimiz türlerdendir. (insan piresi olarak bilinen Pulex irritans da bu ailedendir) %99.9 oranında petlerimizde görülen bu küçük, ince ve inanılmaz hızlı hayvanlar 1,5 - 8 mm büyüklüğünde kanatsız, soluk sarı, kırmızımsı kahverengi ve parlak kahverenginde olabilir.
Vücutları yanlardan basık şekilde olan pirelerde boyun yoktur. Baş, gögüs ve karın bölgesinden oluşan gövdenin arka bölümde son karın bölmeleri değişime uğramıştır ve bu bölümde genital organ bulunur. Ağız başın ön bölümündedir ve dudak palpleri ve içinde delici organların bulduğu bir hortumdan oluşur.
Baş bölgesinde, pirelerin birbirinden ayırımını yani tanınmasını sağlayan ve tarak olarak isimlendirilen sert dikenimsi oluşumlar vardır. Kedi ve köpeklerde yaşayan pireler taraklı pireler olmasına karşın rat pireleri ve insan pireleri taraksız pireler grubundadır.
Göğüs bölgesi üç parçadan oluşur ve her bir parçaya bağlı olarak ayaklar yer alır. Çift olarak yerleşmiş bu ayaklardan en arkadaki diğerlerine oranla daha uzundur ve pirenin sıçramasını sağlar.
Kedi pirelerinin (Ctenocephalides felis) baş bölümleri daha uzun ve dardır. Köpek piresinin (Ctenocephalides canis) ise baş kısımı daha yuvarlaktır ve yan tarakların ön dişleri ikinciden daha kısadır. Bu farklılık kedi piresi ile ayırımlarının yapılmasında kolaylık sağlar. Her iki pire türüde insanlardan ve diğer memelilerden kan emebilir. Ancak bu asıl konakçıya ulaşamadıkları ve zorunlu kaldıkları durumlarda olabilir. Aksi durumlarda konakçısını terketmeyi hiç bir zaman tercih etmezler.
Yetişkin bir pirenin yaşam süresi beslenme, yaşam ortamı, sıcaklık ve nem gibi faktörlere bağlı olarak değişebilir. Ayrıca pirenin türüne bağlı olarakta farklılık göstermekle birlikte ortalama ömrü 1 - 2 yıldır. (Sıcaklığın düşük olması yaşam süresini uzatmaktadır)
Pireler tam başkalaşımlı parazitlerdir. Yumurta, larva ve pupa evrelerini geçirdikten sonra erişkin hale gelirler. Erişkin pireler, kıllara ve deriye yapışmadan sürekli kan emerek yaşar. Yumurtalarını da kıllar arasına bırakırlar.
Erişkin bir pire günde ortalama 40 adet yumurta bırakabilir. Oval beyaz renkte, 1 - 3 mm boyunda olan bu yumurtalar konakçı olan memelinin (kedi, köpek gibi) üzerinden yere düşer ve yer çatlaklarına, halı, minder ve koltuk altlarına yerleşirler. Ortamın ısısına bağlı olarak yaklaşık 2 - 12 gün içinde bu yumurtalardan larvalar çıkar. Mekanlarda bulunan pirelerin yaklaşık %57'si larva evresindedir.
Larvalar, beyaz renkte gözsüz, bacaksız 4 - 5 mm uzunluğunda ve tırtıla benzer yapıdadır. Bu larvalar 3 evrede pupaya dönüşür. Bu evrelerin süresi çevre şartlarına bağlı olarak değişim gösterebilir. Yaklaşık 7 - 30 gün olan bu süre, şartlar uygun olmadığında aylarca sürebilir. Larvanın başkalaşımı ve üçüncü aşama sonucunda pupa şekillenir.
Pupa, larvanın kendi etrafına bir koza örmesiyle oluşur. Üzeri toz toprak kaplıdır. Yaklaşık 2 - 3 hafta süren (şartlar uygun değilse daha uzun) bu evrenin sonunda pupa yırtılır ve erişkin pire pupadan çıkar veya pupa birkaç ay hareketsiz kalır ve doğru zamanı bulduğunda erişkin hale geçer.
Pupa geliştikten sonra hemen kozasından çıkmaz. Bunun yerine kendisine ev sahipliği yapacak olan peti beklemeyi tercih eder. Olgun pupa, yaklaşan ev sahibinin titreşimini ve sesini algılayabilir ve doğru zamanın geldiğini hissettiğinde kozasından çıkarak evsahibine yönelir.
Yetişkin pire kendine yer bulduktan sonra hemen kan emmeye başlar. Böylece pirede metabolik değişiklikler de başlar. Barındığı petten ayrılırsa yani beslenemezse bir kaç hafta içinde ölür. Dişi pire ilk kan emişinden sonra 24 - 48 saat içinde yumurta üretmeye başlar ve ölene kadar yumurtlamaya devam eder.
Pireler sulu ortamlarda üreyemezler ancak üremelerine etki eden en önemli faktörlerden birisi de nemdir. Bu nedenle yağmurlu yaz aylarında ve sonbahar aylarında üremeleri daha kolaydır.
Sıcak kanlı hayvanları tercih eden pireler yüksek atlama yetenekleriyle konakçı değiştirebilirler. Ancak maymun ve geyik gibi yuvası olmayan ve sürekli hareketli olan memelileri tercih etmezler. Çünkü yaşam siklusunun büyük bölümünü oluşturan larva ve pupa evrelerini mutlak suretle bir barınakta veya uygun bir mekanda geçirirler. Ayrıca öküz, koyun, keçi, domuz, deve, antilop ve zürafa gibi çift tırnaklılarda pirenin tercih etmediği memelilerdir.
Tüm yaşamını bulunduğu konakçıdan kan emerek sürdüren pirelerin neden olduğu en önemli hastalıklardan biri pire allerjisidir. FAD (Flea Allergic Diseases) olarak bilinen bu hastalığın şekillenmesinde pire yoğunluğu önem taşımakla birlikte allerjinin oluşumunda en önemli faktör pirenin kan emme işlemi sırasında akıttığı salyadır. Bu salyanın yaptığı allerjik reaksiyonun derecesi tüm hayvanlarda aynı değildir. Yani konakçının hassasiyetine bağlı olarak değişik oranlarda allerjik reaksiyona neden olurlar.
Pet sahipleri genellikle pireleri kanıksamıştır ve bu küçük parazitin neden olabileceği hastalıkların petlere verebileceği zararları tahmin edemeyebilir. Oysa petlerin sağlığı yanında insan sağlığını da tehtid eden bir çok zoonoz hastalığın (Lyme gibi) oluşması ve taşınması pireler aracılığıyla olmaktadır. Köpeklerde yaygın olarak görülen Dipylidium caninum parazitinin ara konakçısı pirelerdir ve yayılmasında etkin bir rol oynarlar. Bu parazitin yumurtaları, pire larvaları tarafından alındıktan sonra pirenin pupa ve erişkin halinde gelişir. Enfekte pirenin köpekler tarafından oral yolla alınması ile parazit köpeğe taşınmış olur ve köpeklerin ince bağırsağında aktifleşir. Bu bir siklus olarak devam eder. Pireler ile gerekli mücadele yapılmadığı taktirde bu parazit artan bir hızda yayılmaya devam eder.
Yoğun pire invazyonlarının olduğu durumlarda yaşanabilen bir diğer önemli sorunda anemidir. Pire anemisi olarak tanımlanan hastalığın birincil nedeni yoğun pire saldırısıdır. Tüm yaşamlarını kan emerek geçiren pirelerin fazla sayıda olması özellikle yetersiz beslenen, başka bir hastalığa bağlı olarak güçsüz kalan veya nekahat dönemindeki petlerde ve yaşlı kedi ve köpeklerde ciddi boyutlarda sorunlara hatta anemiye bağlı ölümlere bile neden olabilir.
Pireler tarafından taşınan ve ciddi problemlere neden olan kan parazitleri yine petlerin yaşamını tehtid eden önemli bir sorundur. Pirelerin kan emme sırasındaki salgılarıyla kolaylıkla taşınabilen bu parazitler enfeksiyöz aneminin oluşmasında birincil derecede etkendir. Paraziter nedenlere bağlı olarak şekillenen enfeksiyöz anemi özellikle kedilerde (Feline Enfeksiyöz Anemisi) ciddi sonuçlara neden olmaktadır.
Zoonoz bir hastalık olan Cat Stratch Fever (kedi tırmığı) yine pireler aracılığı ile taşınan bir hastalıktır. Bu hastalığın oluşumunda kediler taşıyıcı rol oynar. Ancak kediler arasında hastalık etkenlerinin taşınmasına ve yayılmasına pireler aracılık eder. Kedilerde sorun yaratmamasına karşın insanlarda enfeksiyonun şekillenmesine neden olan bu hastalıktan korunabilmek ancak pire mücadelesi ile gerçekleşebilir.
Pireler ile mücadelede pek çok değişik yöntem kullanılmaktadır. Bunlar içinde en yaygın olarak kullanılanları pire tasmalarıdır. Ancak sadece erişkin pirelere etki eden bu yöntem yerini, pirelerin yumurta, larva veya pupa evrelerinde de etkin olan preparatlara bırakmaktadır. Bu ilaçlar özellikle pirelerin üreme yeteneklerini yok eden bir etkiye sahip olduklarından daha iyi sonuçlar alınabilmektedir. Bir pirenin yaşam siklusunun çoğunun yumurta, larva ve pupa evrelerinden oluştuğu düşünüldüğünde bu konu daha da önem kazanmaktadır.
Günümüzde pire ile mücadelede oldukça yaygın olarak kullanılan spot-on damlalar böyle bir etkiye sahip olduklarından tercih edilmektedir. Ayrıca petlere direk olarak uygulanabilen ve mekan için kullanılan spreyler, pire tozları, şampuanlar da pireler ile mücadelede hala kullanılan etkin yöntemlerdir.
Sonuç olarak; Pirelerle yapılacak düzenli ve sürekli bir mücadele petinizin ve hatta sizin daha rahat ve güvenli yaşamanızı sağlayacaktır.
Juen Pet Bilgi Portalı
Neden ruhsatlı ilaçlama
Ruhsatlı ilaçlama servisleri Bulundukları Belediyenin ve Sağlık Bakanlığının İlaçlama yönetmelikleri ne göre kurulmuş ve ilaçlama ekibinde akademik eğitimli ziraat mühendisi veteriner hekim, kimya mühendisi gibi sorumlular çalıştırmaktadırlar.
amatör korsan ilaçlama firmaların ise ne çalışma şekli nede kullandıkları ilaçlar denetim altında değildir
amatör korsan ilaçlama firmaların ise ne çalışma şekli nede kullandıkları ilaçlar denetim altında değildir
ilaçlama
ilaçlama ve haşere kontrol hizmeti almak için mutlaka hizmet alacağınız servisin profesyonel olmasına ve sağlık bakanlığından rusatlı olmasına dikkat ediniz
Ruhsatsız ve korsan firmalara yaptıracağınız ilaçlama sizi madur edebileceği gibi sorundanda kurtulamayacaksınız
Ruhsatsız ve korsan firmalara yaptıracağınız ilaçlama sizi madur edebileceği gibi sorundanda kurtulamayacaksınız
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)